TİHEK'İN GÖREVLERİ

AYRIMCILIKLA MÜCADELE VE EŞİTLİK

Anayasanın 10 uncu maddesinde, eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı ile herkesin hak ve hürriyetlerden ayrım gözetmeksizin yararlanması güvence altına alınmıştır. Ayrımcılık yasağına karşı mücadele, gerek Türkiye’nin taraf olduğu temel insan hakları sözleşmelerinde gerekse Avrupa Birliği (AB) müktesabatına uyum çerçevesinde ele alınmaktadır.

AB hukukunda yer alan metinler ayrımcılık yasağı alanında temel metinler ise şunlardır:

  • Kendi Namına Çalışan Kadın Ve Erkeklere Eşit Muamele Direktifi (1986/613/EC)
  • Hamilelik Direktifi (1992/85/EC)
  • Ebeveyn İzni Direktifi (1996/34/EC)
  • Yarı Zamanlı İş Akdi İle Çalışanlar Direktifi (1997/81/EC)
  • Belirli Zamanlı İş Akdine Bağlı Olarak Çalışanlar Direktifi (1990/70/EC)
  • İstihdam ve Meslek Sahibi Olma Konularında Erkek ile Kadınlara Eşit Fırsatlar Tanınması ve Eşit Muamelede Bulunulması İlkesinin Uygulanmasına İlişkin Direktif (2006/54/EC)
  • Irk ve Etnik Kökene Bakılmaksızın Kişilere Eşit Muamelede Bulunulması İlkesinin Uygulanmasına İlişkin Direktif (2000/43/EC)
  • İstihdam ve İş Konusunda Eşit Muamele İçin Bir Genel Çerçeve Oluşturulmasına İlişkin Direktif (200/78/EC)

İlgili AB müktesabatı ayrımcılık yasağıyla ilgili ayrı bir kurum kurulması şartı içermemektedir. Nitekim Fransa, İngiltere ve Hollanda gibi örneklerde ayrımcılıkla mücadele amaçlı ayrı bir kurum oluşturulması yerine bu işlevin insan haklarıyla ilgili mevcut kurumların yeniden yapılandırması şeklinde gerçekleştirildiği görülmektedir. Türkiye de aynı anlayışla 6701 sayılı kanunla Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunu kurulmuştur.

6701 sayılı Kanunda ayrımcılığın temelleri, türleri, kapsamı ve istisnaları AB müktesabatına ve Avrupa Konseyi belgelerine uyumlu olarak düzenlenmektedir. Ayrımcılığın konusu “hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanma” olarak belirlenirken, ayrımcılığın temelleri de “cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hal, sağlık durumu, engellilik, yaş” şeklinde düzenlenmekte, böylece hak ve hürriyetlerden yararlanmayı sayılan temellere dayalı bir davranış ve uygulama ile hukuka aykırı şekilde engellemenin ayrımcılık oluşturacağı hükme bağlanmaktadır.

AB uygulamasında ayrımcılık yasağının kapsamı; istihdam, mal ve hizmetlere erişim, sosyal hizmetlere erişim olmak üzere 3 ana kategoriden oluşmaktadır. Kanunda bu alanlar düzenlenmekle birlikte istihdam piyasasına ilişkin ayrımcılık hususları ayrı bir maddede düzenlenerek işe alma, çalışma ve işe son verme süreçlerinin tümü ayrımcılık yasağı alanına dahil edilmektedir. Ayrımcılık yasağı kapsamına kamu ve özel dahil tüm toplumsal kesimlerin aralarındaki ilişkiler kapsama alınmıştır.

Ayrımcılık iddiasının ileri sürülemeyeceği haller ve istisnalar da yine AB müktesabatı ışığında düzenlenmiştir.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; temel olarak insan haklarının korunması ve geliştirilmesi, kişilerin eşit muamele görme hakkının güvence altına alınması, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanmada ayrımcılığın önlenmesi ile bu ilkeler doğrultusunda faaliyet göstermekle görevli ve yetkili kılınmıştır.

Ayrımcılık yasağının kapsamına *eğitim ve öğretim, *yargı, *kolluk, *sağlık, *ulaşım, *iletişim, *sosyal güvenlik, *sosyal hizmetler, *sosyal yardım, *spor, *konaklama, *kültür, *turizm ve benzeri hizmetleri sunan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri girmektedir. Bu hizmetleri sunanlar yürüttükleri faaliyetler bakımından bu hizmetlerden yararlanmakta olan veya yararlanmak üzere başvurmuş olan ya da bu hizmetler hakkında bilgi almak isteyen kişi aleyhine ayrımcılık yapamazlar. Bu hüküm kamuya açık hizmetlerin sunulduğu alanlar ve binalara erişimi de kapsamaktadır.

Ayrımcılık türleri ise şunlardır:

a) Ayrı tutma.

b) Ayrımcılık talimatı verme ve bu talimatları uygulama.

c) Çoklu ayrımcılık.

ç) Doğrudan ayrımcılık.

d) Dolaylı ayrımcılık.

e) İşyerinde yıldırma.

f) Makul düzenleme yapmama.

g) Taciz.

ğ) Varsayılan temele dayalı ayrımcılık.

h) Eşit muamele ilkesine uyulması veya ayrımcılığın önlenmesi amacıyla idari ya da adli süreçleri başlatan yahut bu süreçlere katılan kişiler ile bunların temsilcilerinin, bu nedenle maruz kaldıkları olumsuz muameleler.

Kurumunun ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik alanındaki görevleri ise Kanunumuzda şekilde belirtilmiştir:

a) Ayrımcılık yasağının ihlali hâlinde, konuya ilişkin görev ve yetkisi bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ihlalin sona erdirilmesi,

b) Sonuçlarının giderilmesi,

c) Tekrarlanmasının önlenmesi,

ç)  Adli ve idari yoldan takibinin sağlanması amacıyla gerekli tedbirleri alınması,

d) Ayrımcılık yasağı bakımından sorumluluk altında olan gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri, yetki alanları içerisinde bulunan konular bakımından ayrımcılığın tespiti, ortadan kaldırılması ve eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması,

e) Cumhurbaşkanlığına, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na ve Başbakanlığa sunulmak üzere, ayrımcılıkla mücadele alanlarında yıllık raporlar hazırlanması,

f) Düzenli yıllık raporlar dışında, gerek görüldüğünde görev alanına ilişkin özel raporlar yayımlanması.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik ile ilgili yetkisi ise genişletimiştir. İnceleme alanlarında; kamu kurum ve kuruluşlarından ilgili bilgi ve belgeleri istemeye, incelemeye ve bunların örneklerini almaya, ilgililerden yazılı ve sözlü bilgi almaya yetkilidir. Ek olarak, istemleri otuz gün içinde yerine getirmeyenler hakkında idari para cezası vermeye de yetkili kılınmışltır.

Ayrıca, ayrımcılık yasağının ihlali hâlinde, bu ihlalin etki ve sonuçlarının ağırlığı, failin ekonomik durumu ve çoklu ayrımcılığın ağırlaştırıcı etkisi dikkate alınarak ihlalden sorumlu olan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri hakkında bin Türk lirasından on beş bin Türk lirasına kadar idari para cezası uygulayabilecektir.

Close