İnsan Hakkı İhlallerinin Diğer Adı 28 Şubat Post-Modern Darbesi

 

 

28 Şubat süreci, insan hakkı ihlallerinin çokça yaşandığı post-modern bir darbe sürecidir. Bu süreçte bir çok vatandaşımız inançları nedeniyle haksız uygulamalara maruz kalmış, din ve vicdan hürriyetleri ihlal edilmiştir. Bu haksız uygulamalar sonucu okullarından uzaklaştırılmak veya fırsat eşitliği ortadan kaldırılmak suretiyle eğitim hakları ellerinden alınmıştır. Bir çok kamu personeli görevlerinden alınmak, işe alımlarda eğitim ve inanç temelli ayrımcılığa tabi tutulmak suretiyle çalışma, sosyal güvenlik ve kamu hizmetlerine girme ve bu hizmetlerden yararlanma haklarından yoksun kılınmıştır. Yine bir çok sivil toplum örgütünün kapatılmak ya da faaliyetleri sınırlandırılmak suretiyle örgütlenme ve ifade özgürlüğü hakları engellenmiş, en küçük sermaye sahipleri dahi kategorize edilerek üretim ve mülkiyet hakkı sınırlanmıştır. Yapılan fişlemeler ile özel hayatın gizliliği yok edilmiştir. Seçilmiş iktidarı uzaklaştırma ve parti kapatma uygulamaları ile seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları ihlal edilmiştir. Her biri ayrı ayrı insan hakkı ihlali olan ve milyonlarca mağduru bulunan bu uygulamaların etkileri önemli ölçüde giderilmiştir. Bu husus hem mağdurlar adına hem de ülkemizin insan hakları alanındaki gelişmeleri adına sevindiricidir. Bu ihlallerin neden olduğu dolaylı sonuçların bertaraf edilmesi yönünde de çalışmalar yapılması gerektiği haklı  bir beklenti olarak karşımızda durmaktadır.

 

Mahkumların ifadeleri ile “delil yerine kanaate dayalı kararlar” ile verilen uzun süreli tutukluluklar ve mahkumiyetler ile bir çok vatandaşımız kişi hürriyeti ve güvenliği hakkından mahrum bırakılmıştır. Çok sayıdaki hükümlünün infazı aradan geçen 22 yıla rağmen halen devam etmektedir. Ülkemizin insan hakları alanındaki sevindirici gelişmelerinden biri olan bireysel başvuru hakkından süre kıstı nedeniyle yararlanamadıkları için de mağduriyetlerinin artarak ve uzayarak devam ettiği yönündeki düşünceleri devam etmektedir. Adil bir şekilde yeniden yargılanma talepleri hakkında da henüz bir çözüm üretilememiştir. Mahkumiyetle sonuçlanan ve infazları “kendilerini yargılayanlarla” birlikte devam eden bu grupta yer alanların  “28 Şubat bizim için hiç bitmedi” yönündeki sessiz feryatlarının çığlığı her geçen gün temiz vicdanlarda yankılanarak yükselmeye devam etmektedir. Bunun en azından haklı bir serzeniş olup olmadığını ortaya koyma imkânı verecek olan yeniden yargılanma yolunun açılması yönündeki mevzuat değişikliği çalışmalarına umut bağladıkları da yetkili makamların ve kamuoyunun malumudur.

 

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun kuruluş amacı ve varlık nedeni, insan onurunu temel alarak insan haklarının korunması ve geliştirilmesi, kişilerin eşit muamele görme hakkının güvence altına alınması, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanmada ayrımcılığın önlenmesi, işkence ve kötü muameleyle etkin mücadele etmektir. Bu kapsamda TİHEK “28 Şubat Post-Modern Darbesinin Neden Olduğu İnsan Hakları İhlalleri ve Halen Devam Eden Mağduriyetlerin İncelenmesi ve Araştırılması” için bir çalışma komisyonu oluşturmuştur. Bu çalışma sonucunda yapılan tespitler ve varılan sonuçlar ilgili makamlar ile paylaşılacaktır.

Kamuoyuna arzolunur.

 

Saygılarımızla.

Süleyman ARSLAN
TİHEK Başkanı


Paylaş:
İşlem Sonucu