Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Sayın Vasip Şahin, 5. Semerkant İnsan Hakları Forumu’nun Semerkant’ta gerçekleştirilen kapanış oturumuna katıldı.
Forumun ana gündemi özellikle yapay zekâ ve yeni teknolojilerin hızla gelişmesinin beraberinde getirdiği fırsatlar ile yeni hukuki ve etik riskler başta olmak üzere, insanlığın karşı karşıya olduğu birbiriyle bağlantılı küresel sorunlar ışığında evrensel insan hakları koruma sisteminin günümüz koşullarına uygun biçimde geliştirilmesi hedefi doğrultusunda şekillendi.
Kapanış oturumu, Forum’da gerçekleştirilen paralel oturumların sonuçlarına dayalı genel tespit ve önerilerin sunulmasıyla başladı. Bu çerçevede söz konusu sonuçlar, evrensel insan hakları koruma sisteminin güçlendirilmesi bağlamında değerlendirildi ve Semerkant Vizyonu’na yansıtılacak somut tavsiyeler belirlendi.
Programın sonunda, “Semerkant Vizyonu 2040: İnsan Onuru, Eşitlik ve Sürdürülebilir Kalkınma için Küresel Ortaklık” başlıklı sonuç bildirgesi Özbekistan Cumhuriyeti İnsan Hakları Milli Merkezi Direktörü Akmal Saidov tarafından forum katılımcılarına sunuldu.
Forumun aşağıdaki amaç ve sonuçlara başarıyla ulaştığı değerlendirildi;
Uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesi, kalkınma hakkının teşvik edilmesi, ulusal insan hakları kurumlarının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınmada insan hakları temelli bir yaklaşımın benimsenmesine ilişkin stratejik siyasi öneriler getirildi.
Hükümetler, Birleşmiş Milletler, uluslararası kuruluşlar, finans kurumları, akademi ve sivil toplum arasındaki iş birliğinin güçlendirildi.
Ulusal standartların uygulanması, kurumsal inovasyon ve bilinçli karar alma süreçleri konusunda deneyim paylaşımının teşviki sağlandı.
Uluslararası yükümlülüklerin uygulanması, kurumlar arası koordinasyonun artırılması ve ulusal mekanizmaların kapasitesinin güçlendirilmesi yönünde önemli adımlar atıldı.
Tüm insan hakları, çevresel konular, iklim eylemi, dijital teknolojiler, cinsiyet eşitliği ve savunmasız grupların korunması arasındaki karşılıklı bağımlılığı gözeten kapsamlı yaklaşımlar geliştirildi.
Forumun küresel etkisi ve insan haklarının etkin bir şekilde güvence altına alınmasındaki rolü daha da arttı.[1]