
İsrail, Filistinlilere yönelik politika ve uygulamaları ile uluslararası hukuk, insan hakları hukuku ve insancıl hukuk gibi küresel düzeyde uluslararası aktörlerin tamamı için bağlayıcı olan normları ihlal etmeye devam etmektedir.
İsrail, ağır insan hakları ihlalleri ile uluslararası normatif düzenlemeleri erozyona uğratmakta ve sadece bölge düzeyinde değil, uluslararası düzeyde barış ve güvenliği tehdit etmektedir.
Filistin halkına karşı yıllardır uyguladığı sistematik insan hakları ihlalleri ile uluslararası topluma açıkça meydan okuyan ve cezasız kalan eylemlerinden güç alan İsrail, ulusal hukuk sisteminde yeni ihlaller için zemin hazırlamaktadır.
İsrail Meclisi (Knesset) hukuka aykırı kararlarına bir yenisini ekleyerek yalnızca Filistinlilere uygulanması öngörülen idam cezası düzenlemesini kabul etmiştir.
Bu düzenleme, İsrail'in izlediği soykırım politikasına sözde yasal bir kılıf oluşturma ve apartheid rejimini pekiştirme amacı taşımaktadır.
Aynı zamanda etnik kimliğe dayalı olarak belirli bir grubu hedef almak suretiyle, Filistin halkına karşı sistematik bir ırk ayrımcılığı politikası yürüttüğünü açıkça ortaya koymaktadır.
İsrail’in kuruluşundan beri uyguladığı politikalara aşina olanlar açısından böyle bir karar şaşırtıcı değildir.
İsrail özellikle 7 Ekim sonrasında başka herhangi bir devletin uygulamayı düşünemeyeceği nitelikte, ilkel ve zalimce uygulamalarına her geçen gün bir yenisini eklemektedir.
Şaşırtıcı olan, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere sivilleri, sağlık ve yardım görevlileri ile gazetecileri hedef gözeterek öldüren, BM’ye ait araçları ve binaları, okul, ibadethane, hastane ve ambulansları hedef alan, sivil altyapıyı yok eden, açlığı bir soykırım aracı olarak kullanan, en yetkili ağızlardan uluslararası hukuku bağlayıcı olarak görmediğini ifade ederken dünyanın gözleri önünde gerçekleştirdiği soykırımı teopolitik gerekçelerle meşrulaştıran İsrail’in bu eylemlerine karşı uluslararası güvenlik mekanizmaları ile bazı devletlerin; halen etkili yaptırımlar uygulamamasıdır.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu olarak; İsrail Meclisi'nin aldığı insanlık tarihine kara bir leke olarak geçecek bu kararı şiddetle kınıyor ve işgal altındaki Filistin topraklarında devam eden uluslararası hukuk ihlallerinin derhâl sona erdirilmesi gerektiğini vurguluyoruz.
İsrail’in ırkçı ve hukuksuz uygulamalarına karşı etkili ve kararlı bir uluslararası duruş sergilenmesi amacıyla başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası toplumu somut ve etkili adımlar atmaya davet ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.