e-Başvuru
Erişilebilirlik Menüsü
Antalya’daki Bir Otel Tarafından “Milliyet Farkı” Karşılığında Ek Ücret Talep Edilmesi İddialarına İlişkin Basın Açıklaması
Antalya’daki Bir Otel Tarafından “Milliyet Farkı” Karşılığında Ek Ücret Talep Edilmesi İddialarına İlişkin Basın Açıklaması
28.04.2024
A- A+

Antalya’da hizmet sunan bir otele, yabancı bir internet sitesi üzerinden rezervasyon yapan ancak sonrasında Türk olduğunun anlaşılması üzerine “milliyet farkı” karşılığında bir vatandaştan ek ücret talep edilmesine ilişkin haberler yazılı ve görsel medyaya yansımıştır.

Ayrımcılık yasağı evrensel insan hakları ilkelerinden birisini oluşturmaktadır. Bireylerin ya da grupların ırkları, milliyetleri, renkleri ve/ya etnik kökenleri nedeniyle diğer birey veya gruplara göre temel hak ve özgürlüklerden yararlanma noktasında dezavantajlı konuma düşürülmesi ayrımcılık yasağının ihlaline yol açmaktadır. Kişi veya kişi gruplarının hak ve özgürlüklerden yararlanmada ırk, renk, soy ve/ya etnik köken temelinde ayrıştırılmaları; başta Birleşmiş Milletler (BM) Her Türlü Irk Ayrımcılığının Tasfiye Edilmesine İlişkin Uluslararası Sözleşme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), 2000/43/EC sayılı Irk veya Etnik Kökenine Bakılmaksızın Kişilere Eşit Muamele Edilmesi İlkesinin Uygulanmasına Dair Konsey Direktifi olmak üzere gerek bölgesel gerek evrensel insan hakları düzenlemelerinde yasaklanmaktadır.

AİHS’in “Ayrımcılık yasağı” başlıklı 14’üncü maddesinde; ırka, ulusal veya toplumsal kökene dayalı hiçbir ayrımcılık gözetilmeksizin söz konusu sözleşmede tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanılmasının sağlanması gerektiği belirtilmiştir. Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 1’inci maddesinde ırk ayrımcılığı; “siyasal, ekonomik, sosyal, kültürel veya kamusal yaşamının her hangi bir alanında, insan hakları ve temel özgürlüklerin eşit ölçüde tanınmasını, kullanılmasını veya bunlardan yararlanılmasını kaldırma veya zayıflatma amacına sahip olan veya bu sonuçları doğuran ırk, renk, soy, ulusal veya etnik kökene dayanarak her hangi bir ayırma, dışlama, kısıtlama veya ayrıcalık tanıma” olarak tanımlanmıştır. Mezkûr Sözleşme’nin 5’inci maddesinde ise Taraf Devletler; ırk, renk veya ulusal veya etnik köken ayrımcılığına maruz kalmadan, özellikle oteller gibi halkın kullanımı için tasarlanmış yerlere ve hizmetlere eşit olarak ulaşma hakkı başta olmak üzere ekonomik, sosyal ve kültürel haklardan faydalanılması konusunda herkesin hukuk önünde eşitlik hakkını güvence altına almayı taahhüt etmektedir.

6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’nun 3’üncü maddesinde de; hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanmada herkesin eşit olduğu kabul edilmiş, “…ırk…etnik köken… temellerine dayalı ayrımcılık yasaktır” hükmüne yer verilmiştir. Yine mezkûr Kanun’un 5’inci maddesi kapsamında; turizm hizmetlerini sunan gerçek ve özel hukuk tüzel kişiler tarafından yürütülen faaliyetler bakımından bu hizmetlerden yararlanmakta olan veya yararlanmak üzere başvurmuş olan ya da bu hizmetler hakkında bilgi almak isteyen kişiler aleyhine ayrımcılık yapılması insan haklarının ihlali olarak kabul edilmiştir.

Bu çerçevede demokratik bir toplumda bir kimsenin ırkı, rengi, soyu ya da etnik kökeni nedeniyle ayrımcı muamelelere maruz bırakılması kabul edilemez bir nitelik taşımaktadır. 6701 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri kapsamında Kurumumuzun söz konusu hizmetleri sunan ve ayrımcılık yasağını ihlal eden gerçek ve tüzel kişiler hakkında resen inceleme ve idari yaptırım uygulama yetkisi bulunmaktadır.

Ayrımcılık yasağı ihlallerini resen incelemekle görevli kılınan ve temel misyonu insan onurunu temel alarak kişilerin eşit muamele görme hakkının güvence altına alınması, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanmada ayrımcılığın önlenmesi olan Kurumumuz, ulusal ve uluslararası yasal düzenlemelerle de yasaklanan her türlü ırk ve etnik kökene dayalı ayrımcı muamelelerin karşısında durmakta, yazılı ve görsel medyaya yansıyan mezkûr iddiaları yakından takip etmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

Paylaş :