2020 / 193 Sayılı Kurul Kararı (İhlal, İdari Yaptırım)

BASIN DUYURUSU

 

Diğer mahallelerden farklı olarak çoğunluğun başka partiye oy verdiği mahalleye haklı gerekçe olmaksızın toplu taşıma hizmeti sağlanmamasının ayrımcılık yasağını ihlal ettiği iddiasına ilişkin  2020/193 sayılı ve 08/09/2020 tarihli karar

 

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu başvuru konusu olaylarda, 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu’nun 3’üncü maddesinde güvence altına alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar vermiştir.  

 

Kararın tam metnini görüntülemek için tıklayınız

      

OLAYLAR 

 

... ili ... ilçesine bağlı ... köyünde, 2014 yılı öncesine kadar özel ya da kamuya bağlı ulaşım hizmeti sunan bir ulaşım hattı bulunmamaktadır. 2014 mahalli idare seçimleriyle birlikte ... Büyükşehir Belediyesi kurulmuş olup, yasayla birlikte ...’nın köy statüsü kaldırılarak mahalleye dönüştürülmüştür. Bu dönüşüm sonrasında söz konusu mahalle ulaşım hizmeti alımı bakımından İlçe ve Büyükşehir Belediyesine bağlı hale gelmiştir.  

 

İDDİALAR

 

Başvurucu, oturmakta olduğu mahallenin ulaşım hizmeti alımı bakımından İlçe ve Büyükşehir Belediyesine bağlı hale gelmesine rağmen, aradan geçen altı yıllık sürede … Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluğunda olan ulaşım hizmetinin mahallelerine verilmediğini öne sürmüştür.

İddialara muhatap olan ... Büyükşehir Belediyesi ise “ulaşım hizmetine tahsis ettikleri araçların sayısının sınırlı olduğunu ve ... mahallesinin yolcu yoğunluğunun ve yolculuk taleplerinin toplu taşıma kriterlerini sağlamadığını gerekçe göstererek söz konusu mahalleye ulaşım hizmeti veremediklerini” ifade etmiştir.

 

KURULUN DEĞERLENDİRMESİ

 

Kamu hizmetleri hayata geçirilirken bir takım temel ilkelere bağlı kalınması gerekir. Bu ilkelere bağlı kalınmadığı zaman, kamu hizmeti sahip olduğu niteliği kaybedecektir. Kamu hizmetinin doğasında var olduğu kabul edilen bu ilkeler sırasıyla kamu hizmetinde süreklilik, kamu hizmetinde uyarlama, kamu hizmetinin ücretsiz olması ve kamu hizmetinde eşitliktir.

Kamu hizmetinin doğasında var olduğu kabul edilen bu ilkelerin en önemlisi hiç kuşkusuz kamu hizmetinde eşitlik ilkesidir. Bu yüzdendir ki idare kamu hizmeti görürken bunu dilediğine sunmakta özgür olmadığı gibi eşitlik ilkesi gereğince kamu hizmetinde ayrımcılık yapmama ve çoğulculuğa saygı göstermekle de yükümlüdür. Ayrıca kamu idareleri tarafından sunulan ulaşım hizmetlerinden faydalanmak isteyen kişilerin ırk, renk, dil, din, tabiiyet, cinsiyet, engellilik, siyasî ve felsefî düşünce, mezhep ve benzeri sebeplerden dolayı ayrımcılığa uğramaları ulusal mevzuat gereğince yasaklanmıştır.

Somut olayda, ulaşım hizmetlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle mahalle sakinleri ...Büyükşehir Belediyesine birçok kez başvurmuş; ancak talebin değerlendirileceği belirtilmesine rağmen aradan geçen 5 yıllık sürede söz konusu hizmetin sağlanmasında ilerleme kaydedilememiştir. Başvuran, bu durumun gerekçesini, mahalleli olarak seçimlerde siyasi iradelerini farklı bir partiden yana kullanmış olmaları olarak ileri sürerek mevcut belediyenin kendilerini cezalandırma amacını taşıdığını iddia etmiştir. Başvuranın iddialarına ilişkin olarak, söz konusu mahallede Milletvekili Genel Seçimlerinde, X parti adayının 84, Y parti adayının ise 51 oy aldığı; 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimi Büyükşehir Belediye Başkanı seçiminde; X Parti Büyükşehir Belediye Başkanı Adayının 123, Y Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayının ise 41 oy aldığı tespit edilmiştir.

Günümüzde nüfus yoğunluklarından kaynaklı olarak birçok ekonomik ve sosyal hizmetin şehir veya ilçe merkezlerinde toplanması, kırsal kesimde yaşayan vatandaşların bazı haklardan yararlanmasına engel olabilmektedir. Bu yüzden kırsal kesimde yaşayan vatandaşların kanunen tanınmış hak ve özgürlüklerden eşit bir şekilde yararlanmalarında ulaşım hizmeti kritik bir rol oynadığı gibi hizmetin yerine getirilmesinde mahalli idarelere büyük bir görev ve sorumluluk düşmektedir.

Başvuranın ... ilçesine günde 2-3 sefer yapılması yönündeki talebi makul görülebilecek bir taleptir. Ancak muhatap Belediye, mahalle halkının imza toplamasına ve başvuranın mütemadiyen yazdığı dilekçelere rağmen söz konusu güzergâha günde bir sefer bile tahsis etmemiştir. Bu bağlamda Belediyenin tutumu, yerel halkın müşterek ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğu kanaati oluşturmaktadır.

Yapılan incelemede, yolcu taşıma hattı güzergâhında yer alan ve yolcu taşıma hattına dâhil edilmiş bazı mahallelerin nüfus yoğunluğunun ... mahallesinin nüfus yoğunluğuna oranla daha az olduğu resmi verilerce tespit edilmiştir (TÜİK, 2019 verileri). Yapılan karşılaştırmada ... mahallesinin nüfusundan daha az olmasına rağmen seçimlerde Y Partiye oy vermiş bazı mahallelere ulaşım hizmeti verildiği görülmüştür.

(…) Muhatap kurumun ... mahallesinin yolcu yoğunluğunun ve yolculuk taleplerinin toplu taşıma kriterlerini taşımadığı ve mahallenin bundan dolayı ulaşım hattına dahil edilmediği gerekçesinin objektif ve makul bir gerekçe olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmektedir.

Başvuru konusu olayda, Büyükşehir Belediyesi’nin toplu taşıma hizmeti görevini yerine getirirken söz konusu mahallelere eşit hizmet sunmadığı, ... mahallesine sağlanması gereken ulaşım hizmetinin, 2014 yılından itibaren Büyükşehir Belediyesi’nin yetki ve sorumluğunda olmasına rağmen bu hizmetin belediye tarafından sunulmadığı ve kamu hizmetine egemen olan eşitlik ilkesinin ihlal edilerek doğrudan ayrımcılık yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır.

 

KARAR

 

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu, açıklanan gerekçelerle 6701 sayılı Kanunun 3. maddesindeki ayrımcılık yasağının siyasi ve felsefi görüş temelinde ihlal edildiğine, muhatap hakkında 10.000,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.


Paylaş:
İşlem Sonucu