26 Haziran Birleşmiş Milletler İşkence Mağdurlarına Destek Günü Açıklaması

26 Haziran 1987 tarihinde İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşme yürürlüğe girmiştir. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından 12 Aralık 1997 tarihinde alınan 52/149 sayılı kararla 26 Haziran “Birleşmiş Milletler İşkence Mağdurlarına Destek Günü” olarak ilan edilmiştir.

Ülkemizin de 1988 yılında kabul ettiği İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşme’nin yürürlüğe giriş tarihi olan 26 Haziran’da, dünyadaki insan hakları aktivistleri ve işkence mağdurları, insanlık onuruna yakışmayan fiillere karşı seslerini duyurmakta, işkence mağdurları anılmakta ve desteklenmektedir.

Günümüzde BM İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşme’ye 173 devlet taraftır. Sözleşme uyarınca, “Hiçbir istisnai durum, ne savaş hali ne de bir savaş tehdidi, siyasi istikrarsızlık veya herhangi başka bir olağanüstü hal, işkencenin uygulanması için gerekçe gösterilemez”.

Türkiye, işkence yasağının somutlaşması amacıyla ulusal mevzuat ve uygulamalarını uluslararası sözleşmelerle uyumlu hale getirmek için somut adımlar atmıştır. Bu kapsamda, hem iç hukukta benimsenen mevzuat hem de kabul edilen uluslararası sözleşmelerle, işkencenin kesinlikle yasak olduğu ve bu fiili işleyenlerin cezalandırılacağı taahhüt edilmiştir. İşkence yasağı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. maddesinde “Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” denilmek suretiyle garanti altına alınmıştır. Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinde ise “Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” düzenlemesine yer verilmiştir. Ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 77. maddesinde işkence suçu, insanlığa karşı suç olarak nitelendirilmiş ve 2013 yılında İşkenceye Karşı Sıfır Tolerans politikası kapsamında bu maddenin 4. fıkrasına “bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez.” ifadesi eklenmiştir.

İşkence yasağının uygulamaya geçmesinde uluslararası ve ulusal bağımsız insan hakları mekanizmalarının denetim ve/veya önleyici ziyaretleri büyük önem taşımaktadır. Ulusal önleme mekanizması olarak TİHEK, özgürlüğünden mahrum bırakılan ya da koruma altına alınan kişilerin bulundukları yerlere haberli veya habersiz düzenli ziyaretler gerçekleştirerek işkence ve kötü muamele yasağı kapsamında yerinde incelemeler yapmakta, bu kurumlarda bulunan kişilerle özel görüşmeler gerçekleştirmektedir. TİHEK, ziyaretlere ilişkin raporlarında ilgili kurum ve kuruluşlara tavsiyeler vermekte ve raporlarını kamuoyuyla paylaşarak kapalı kurumların şeffaflaşmasını sağlamaktadır.

26 Haziran “Birleşmiş Milletler İşkence Mağdurlarına Destek Günü” vesilesiyle işkence fiillerinin cezasız kalmasına izin verilmemesi, işkenceye cevaz veren sistemlerin tümüyle kaldırılması veya değiştirilmesi gerektiğinin altı bir kez daha çizilmelidir. Bu suçun mağdurlarının ve mağdurların yakınlarının yaşadıkları eziyet ve üzüntülerine dair adalet arayışları desteklenmelidir. İşkence görenlerin anıldığı, desteklendiği ve işkencenin kınandığı bu günde, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu olarak işkence mağdurlarının yanında olduğumuzu tekrarlıyor, bu tür istismarların yaşanmayacağı bir dünya temenni ediyoruz. 


Paylaş
İşlem Sonucu