4 Haziran Uluslararası Çatışma Kurbanı Masum Çocuklar Günü

03.06.2021

1982 yılında Birleşmiş Milletler kararı ile 4 Haziran günü “Uluslararası Çatışma Kurbanı Masum Çocuklar Günü” (International Day of Innocent Children Victims of Aggression) olarak ilan edilmiştir. Bu kararın alınmasında o dönemde İsrail’in saldırılarına maruz kalan Filistinli ve Lübnanlı çocukların etkili olduğu düşünülmektedir.

Dünya genelinde yaşanan teknolojik ve sosyal bunca gelişmeye rağmen hala çocukların fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak sömürüldüğünü görmekteyiz. Özellikle çatışmaların yoğun olarak yaşadığı bölgelerde bu durumdan en çok yara alan kesim çocuklar olmaktadır. Hayatlarının daha en başında savaşın ne demek olduğunu gören ve sonuçlarına en çok maruz kalan çocuklar, geleceklerinde de yaşadıkları travmaların etkisini yoğun olarak taşımaktadır. 4 Haziran tarihinin Uluslararası Çatışma Kurbanı Masum Çocuklar Günü olarak ilan edilmesiyle çocukların yaşadığı bu acıları duyurmak, onlara çözüm üretmek için dünya genelinde bilinç oluşturulması amaçlanmıştır.

1989 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen, Türkiye’nin de tarafı olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi çocukların hakları ile birlikte yaşamaları gereken asgari yaşam şartlarını da belirlemiştir. Bu sözleşme ayrım gözetmeme, çocuğun yüksek yararı, yaşama ve gelişme hakkı ve katılım hakkı olarak özetlenebilecek dört temel ilke üzerine hazırlanmıştır. Bu kapsamda çatışma alanlarında yaşayan çocukların bulundukları durum bu sözleşmeye tamamıyla aykırılık taşımaktadır. Sözleşmede her çocuğun doğuştan gelen insanlık onuruna ve eşit ve vazgeçilmez haklara sahip olduğu açıkça belirtilmiş ve bu durum koruma altına alınmıştır.

Üzülerek görmekteyiz ki 1982 yılından günümüze, bu kararın alınmasından bu yana neredeyse 40 yıl geçmesine rağmen değişen fazla bir şey olmamaktadır. Dünyanın hala birçok yerinde savaşlar devam etmekte ve bu savaşlardan en çok zararı çocuklar görmektedir. Her gün televizyonlarda, gazetelerde izlediğimiz ve okuduğumuz haberlerde yüzleri ve vücutları kanla kaplanmış yararlı çocuklar görmekteyiz.

BM Çocuklara Yardım Fonunun (UNICEF) açıkladığı verilere göre, 2019 yılında çatışma ve şiddet nedeniyle kendi ülkesi içinde yerlerinden edilmiş olan çocukların sayısı şimdiye kadarki en yüksek seviyeye ulaşarak 19 milyon olmuştur. UNICEF tarafından hazırlanan “Kendi Yurdunda Kayıp (Lost at Home)” adlı raporda belirtildiğine göre, ülke içinde yerlerinden edilmiş çocuklar temel hizmetlere erişememekte ve şiddet, sömürü, istismar ve insan ticareti mağduru olma riskiyle karşı karşıya bulunmaktadır. COVID-19 salgını ile birlikte yerlerinden edilen çocukların durumlarının daha kötü bir hale geldiğini belirten rapor, çocukların sağlıksız koşullarda yaşamaya çalıştığını, bu durumun da COVID-19 benzeri salgın hastalıkların hızla yayılmasına sebep olduğunu da göstermektedir.

Bunların yanında Çocukları Kurtarın Vakfının (Save the Children) "Çocuklar Üzerindeki Savaşı Durdur 2020 (Stop the War on Children)" raporuna göre, 2018’de 149 milyonu yoğun çatışma bölgeleri olmak üzere 415 milyon çocuk çatışma bölgelerinde yaşamaktadır. Bu sayıya bakıldığında neredeyse her 6 çocuktan birinin çatışma bölgesinde yaşadığını görebilmekteyiz. Bu durum çocukların asker olarak savaşlarda kullanılmasına da olanak sağlamakta ve çocukların savaşın her alanında her yönden sömürülmesi anlamında gelmektedir.

Teknolojinin en gelişmiş günlerini yaşadığı bu günlerde hala savaşların olduğu, çocukların her anlamda sömürüldüğü bir dünyanın gelişmiş olduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değildir. Ancak BM tarafından ilan edilen bu özel günde yaşanan acıların ve devam eden sorunların yıllardır aslında hiç değişmediğini görmek, bu alanda çözüm üretilmesi amacıyla çalışan kurumlara destek vermek, çevremizde bilinç yaratmak ve gerçeklerin farkında olmak her insanın öncelikli görevi olmalıdır.


Paylaş
İşlem Sonucu