Sığınmacılar ve Düzensiz Göçmenlere Yönelik Geri İtme Eylemlerinin İnsan Hakları Perspektifinden Değerlendirilmesi Raporu Kamuoyuna Açıklandı

20.06.2022

Kurumumuz tarafından hazırlanan Sığınmacılar ve Düzensiz Göçmenlere Yönelik Geri İtme Eylemlerinin İnsan Hakları Perspektifinden Değerlendirilmesi Raporu Kurumumuz ev sahipliğinde, Kurul Üyelerimiz Av. Harun Mertoğlu, Dilek Ertürk ve Mehmet Emin Genç’in de katılımıyla düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı.

Konuşmasına 21’inci yüzyılın göç yüzyılı olduğunu ifade ederek başlayan Başkanımız Prof. Dr. Kılıç, Uluslararası Göç Örgütü’nün 2022 raporuna göre dünyada 26,4 milyon mültecinin bulunduğuna dikkat çekerek "BM Mülteciler Yüksek Komiserliği dünyada evini terk etmek durumunda kalanların sayısının 100 milyon rakamına ulaştığını ifade ediyor ve bu rakamın ne yazık ki 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını görüyoruz." diye konuştu.

“Ülkeler göç meselesini dışsallaştırarak politika oluşturuyor; insanları kriminalize ediyor.”

Göçün sınır ötesi bir olgu olduğunu kaydeden Kılıç, savaş, şiddet ve iç çatışma gibi insan hakları ihlalleriyle ortaya çıkan iltica durumunun 2021’de yüzde 8 artarak, bu durumdaki kişi sayının 89 milyonun üzerine çıktığını aktardı. Bu küresel sorunun çözümü konusunda alınan tedbirlerin güvenlikçi politikalar kapsamında yapıldığının altını çizen Kılıç, ülkelerin göç meselesini dışsallaştırarak politika oluşturduğunu ve insanları kriminalize ettiğini belirtti.

Ülkeler tarafından milyarlarca doların sınır güvenliğini tesis etmek için harcandığını aktaran Prof. Dr. Kılıç, "Bu bakış açısının insani bir temelde, insan hakları temelinde yapılandırıldığını söyleyemeyiz." dedi.

Göç hareketinin en fazla sınır komşusu ülkelere yapıldığını vurgulayan Prof. Dr. Kılıç, Cenevre Sözleşmesi’ne göre iltica ve sığınmacılar konusundaki yükün bütün ülkelerin sorumluluğunda bulunduğuna dikkat çekti.

“Yunanistan’ın tutumu hak gasbına yol açıyor.”

Yunanistan’ın göçmenleri geri itme eylemleri konusuna değinen Prof. Dr. Kılıç, Yunan tarafına geçen göçmenlerin kayıt altına alınmadan yeniden sulara ve kara sınırına geri gönderildiğini söyledi. Yunanistan’ın bu tutumunun "hak gasbına" yol açtığını belirten Kılıç, "İnsan hakları ihlali olarak nitelendirebileceğimiz bütün bu eylemlerin, insanlık adına utanç verici bir tablo olduğunu ifade etmem gerekiyor." diye konuştu.

"Sınırların güvenliğini sağlamak için tel örgüler yetmez."

Kurul Üyemiz Dilek Ertürk ise Türkiye’nin kurulduğu günden bu yana hem göç aldığını hem de göç verdiğini anımsatarak, muhacirliğin ne olduğunu iyi bildiğini belirtti. Son dönemlerdeki çeşitli sıkıntılar nedeniyle düzensiz göç hareketinin hızlandığına vurgu yapan Ertürk, bununla bağlantılı olarak Avrupa Birliği ülkelerindeki güvenlikçi politikaların da hız kazandığını söyledi. Hazırlanan raporda hem denizden hem de karadan geri itme faaliyetlerinin ele alındığını bildiren Ertürk, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı desteğiyle geri itilenlerin tutuldukları yerlerde inceleme yaptıkları bilgisini verdi. 

Ertürk, Yunanistan’ın düzensiz göçmenlere su ve yiyecek verilmesi bir tarafa, kıyafetlerini ve paralarını aldığını, yaşam hakkı başta olmak üzere göçmenlerin temel haklarını ihlal ettiğini vurguladı. Sınırların tel örgülerle korunamayacağını, insanların ülkelerindeki kaynaklarına el atılmaması gerektiğini aktaran Ertürk, şunları söyledi:

"Sınırların güvenliğini sağlamak için tel örgüler yetmez. Sınırlarımızı tel örgülerle, kolluk kuvvetleriyle koruyamayız. Sınırların korunması bu ülkelerde yaşayan insanların kaynaklarına el uzatmamakla, oralarda savaşlar çıkararak, terör olayları desteklenerek bu insanların ülkelerindeki huzuru bozmamakla mümkün."

Haberin Fotoğrafları


Paylaş
İşlem Sonucu